14 Kasım 2011 Pazartesi
3 tane, 5 TL…
Derslere girmek için, okula geldim, arkadaşlarımla ev tuttuk…
Ev kirası için en iyi arkadaşımdan borç aldım, 3 tane 5 TL var elimde ve para isteyeceğim kimsem yok çünkü annemden 2 hafta idare edeceğim diye tüm parayı kredi borcuna yatırdım..
3 Tane 5 TL ile 2 Hafta
Aklıma iyi bir fikir geldiğini düşünerek, okulun kültür müdürü denen süslü bayana gidip, sınavlara gelecek param bile olmadığını, geçici bir dönem için burs istediğimi söyleyince,
canım buyur çikolata ye diyerek nazik bir teklifte bulundu, sonra da bu dönem ki bursları kaçırdın artık ikinci dönem diye ekledi…
Eğer sen kendin için bir şey yapmıyorsan, başkasından senin için bir şey yapmasını bekleyemezsin!
Bu gün kimseye küsmeye hakkım olmadığını öğrendim, ev arkadaşımla tartıştım, sinirle evden çıktım…
Karşı sokaktan müzik sesleri geliyordu; düğün, kına tarzı bir eğlence vardı. Gidip izlemeye başladım, hoş geldiniz diyerek öptüler beni, tabureye oturttular.
'Sevemedim Karagözlüm' parçasında halay çeken ilk insan topluluğu karşımdaydı. Tüm üzüntüm, sinirim, kırgınlıklarım her şey kayboldu…
Ne olursa olsun, hayat bitti dedirten şeyler de gelse başına; bir tek kişi bile gülüyorsa, hayat devam ediyordur!
Unutma!
400 bin TL borcum var, sayısal çıkmadı, babam sanırım sokaklarda kalıyor, üşüyor, aç, annem hasta ama kimsesi olmadığı için ameliyat olamıyor, benim sınavlarım var…
Babama ulaşamayan borçlular bana ulaşıyor. Her telefon çaldığında annem mi diye korkuyorum, 'eve haciz mi gitti diye?' Bunun için İstanbul'a döndüm ve ikametgâhımı bu evden aldıracağım.
Kimseden, hapisten hiçbir şeyden korkum yok, çünkü yakında her şey düzelecek, eminim… Az Kaldı!
Çok az!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder