15 Nisan 2012 Pazar

Beyaz Atlı Prensim Ol İstedim!



Hastayım ben, sorunlarım var benim, boğuluyorum, nefes alamıyorum!

Kolumdan akan kanlar rahatlatıyor beni (korkma yeni bir kesik yok), masayı yumruklamadan, canımı acıtmadan geçmiyor acım…

Hani dedin ya, seni güçlü olduğunda çok seviyorum diye, güçlü olamıyorum. Görsen halimi, nefes alamıyorum. Toparlanamıyorum, dayanamıyorum.
En kötüsü de ne biliyor musun? Evet, senle evlenmek istedim ama onu da mahveder miyim bilmiyorum.

Ben, senin haftada bir gün görüp sonra aşığım mutluyum diyebileceğin biri değilim. Ne yapabilirsin ki, deli gibi yoruluyorsun bütün gün, haftada bir gün iznin var. Senin yapabileceğin bir şey yok, emin ol seni her gün görsem de arıza yapacak bir şey bulacaktım ben… Başkası yok: ne beğendiğim, ne hoşlandığım, ne sevdiğim. Sadece ben ve mutsuzluklarım var.
Zaman, “Zaman her şeyi unutturuyor da; bir tek çocukken yaşadıklarını unutturamıyor insana.” değil mi?

Sakın üzülme, çünkü sana sevgim büyük, unutulmaz. Ama sorunlarım da büyük benim. Ne acı, kimse bana bir şey yapmazken en çok kendi aklım öldürmek istiyor beni. En çok ben kendime zarar veriyorum.

Sakın üzülme, çünkü yapabileceğin bir şey yok. Sen geçiremiyorsun acılarımı, sen kaldıramıyorsun beni, kendimi gömdüğüm bu mezardan. Çünkü daha anlayamıyorsun bile. Seni suçun yok ki, o kadar anlamsızım ki, ondan alamıyorum zaten önemde duran nefesi…

Boğuluyorum sevgilim, hayatı seven ama acıları bitsin diye bir an önce ölmek isteyen bir kuş gibiyim. Daha gezilecek çok gökyüzü var biliyorum ama şu an karanlık bir kuyudayım, burası karanlık, soğuk; yalnızım, korkuyorum. Kanadım kırık uçamıyorum.

Her şey para değil, her şey iş değil… Beni burada görüp korkma geçecek diyerek gittiğini unutmayacağım, ben evime gitmeliyim minik kuş dediğini unutmayacağım. Güvenceye almaya çalışmıyordum kendimi, sadece bir kahramanım olsun istiyordum…

13 Nisan 2012 Cuma

Zaman - Değişim



Albert Einstein, "Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir" der. Ama şuna da biliyorum, kendime haksızlık edemem çünkü Herakleitos da “Aynı sularda/nehirde iki kez yıkanılmaz" der. Evrende her şey değişir, hiçbir şey aynı kalmaz, her şey akar, her şey hareket eder. Bu nedenle aynı nehre bir daha girdiğinizde su da aynı su değildir, siz de eskisi gibi değilsinizdir, siz de değişmişsinizdir.

Bir şeylerin değiştiğini bilsem de mutlu olmadığımın farkındayım. Mutlu olmak için koyduğum kurallara uymadığım, yapmalıyım diyerek çizdiğim abartılı çizgiye kadar atlayamadığım için mutsuzum. Hayatta bazı şeyler kötü gittiğinde nedenleriyle boğuşursunuz. Depresyona girersiniz, elinizdekileri de yok edip kaybolma hissine bürünürsünüz.

Ben de yıllardır çoğu insan gibi, işte bugün yeni bir hayata başlama gün dedim. Biz her pazartesi rejime, spora başlar, Salı, Çarşamba bırakırız; her sınavda bir sonrakine çalışacağım deyip, o sınava da çalışmayız; bu sefer sinirlenmek, üzülmek yok der, ilk kıvılcımda parlarız.

Her seferinde yine, farkında ola ola başarısız olsak da, nedenlerini ve yapılacaklarını çok iyi kavrar ve çözümler buluruz. Hayatımda yaptığım hatalara bulduğum çözümleri yazmak için bu sayfayı açtığım sırada yüzyılın dahisi Albert Einstein’ın başarı sırları diye yayınlanan makaleyi gördüm.
Senelerdir çektiğim sıkıntıların sonunda öğrendiğim şeyleri yıllar yıllar önce bizimle paylaşmış olduğunu gördüm. O şu ana kadar yaşamış en etkili bilim adamı olarak kabul edilen Einstein, sadece fiziğin değil yaşamın da dinamiklerini çözmüş. Einstein bilim insanı, teorik fizikçi, filozof ve yazardı... Onu küçüklüğümden beri severim. Şimdi bunları neden daha önce görmedim diye üzülemem, belki de gördüm. Ama bir şeyleri yaşamadan onun hakkında anlatılanları kavrayabilmek çok zordur.

1. Merakınızın peşinden gidin.
“Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.”
Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.

2. Azim paha biçilmezdir.
“Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum.”
Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.

3. Bugüne odaklanın.
“Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir.”
İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.

4. Hayal gücü güç verir.
“Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.”

5. Hata yapın.
“Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.”
Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.

6. Anı yaşayın.
“Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir.”
Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.

7. Değer yaratın.
” Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.”
Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.
8. Farklı sonuçlar beklemeyin.
“Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.”
Her gün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.

9. Bilgi deneyimden gelir.
” Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir.”
Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.

10. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın.
” Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz.”
Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!


12 Nisan 2012 Perşembe

Özledim!


Sensiz günleri ömrümden siliyorum ben
Daha çok yanacağımı biliyorum ben
İkimizi kurtarmanı diliyorum ben
Aşkım güçlü ölümden



Sensiz iken ağlıyorum
Beter bir hale bağlıyorum
Güzel günlerin hatırına bana gel
Herşeyi yak gel tek sevdiğim



Şu an hiçbir şeyim yok ama ağlamak istiyorum. Tek istediğim senin yanında olmak... İnan gelirdim ama hastayım ve banyo yaptım. Biliyorum ki çıkarsam kesin zatüre olacağımm.... Buna rağmen de gelirdim ama hiç param yok. Sadece seni görsem geçecek sanki içimdeki sıkıntı...

Sana gel diyemem çünkü gelemezsin biliyorum, çalışıyorsun. Offfff özledimmmm.....

2 Nisan 2012 Pazartesi

X, Y ve Ben...


Bir hayaldi bunlar; içinde X, Y ve benim olduğum…
X ve Y çok iyi arkadaştı. Ben X’e aşıktım ve o beni Y’nin sevgilisiyle aldatıyordu. Bunu görünce yıkılıyordum, Y zaten o kıza aşık olmadığı için benim kadar üzülmüyor, hatta umursamıyordu.
Beni Y’nin sevgilisiyle kaldıkları eve götürdü Y. Banyoda yere oturup saatlerce ağladım. Y’ye nefretle bağırdım, bu kadar çapkın olduğu için, X’i bu şeylerin içine soktuğu için, onun da o kızlarla konuşmasını sağladığı için…
Sevgilim beni aldatmıştı, eve gidemiyordum çünkü sorunlarım vardı. Yurtta kalmak için param yoktu. O gece 2 ayrı yatak olan odada ayrı ayrı yattık. Ben ona X’i ne kadar sevdiğimi anlattım, o da bana neden bu kadar kötü şeyler yaptığını… Ben ona insanları sevmekten korktuğumu, o da bana, neden kimseyi sevmek istemediğini…
Uzun süre konuştuktan sonra uyuduk. O gece çok huzurluydum. Beni sevmediğini düşündüğüm insanlardan uzaklaşmıştım. İyi biri olduğunu düşündüğüm ama hiç sevmediğim biriyle anlaşmıştım.
Sabah oldu, ben okula o işe gitti. Kimse nerde olduğumu bilmiyordu. Hiçbir şey hissetmiyordum ama sorun yaşamadan konuşmak, dertleşmek çok mutlu etmişti beni. Farklı olan ve çoğu zaman anlaşılmayan hayatlarımızı paylaşmıştık.
İki günler geçtikten sonra, X’i çok sevdiğimi söyledim ona. Ona gitmek istediğimi… Gidemezdim, X beni üzmüştü. Kalamazdım da, bir şey hissetmediğim biriyle…
Uyandım…

1 Nisan 2012 Pazar

Aldatmak mı?




Evlenmeyi artık istememek, sevgili olmayı kabul etmek benim için vazgeçmek demekti. Kötü olan her şeyi unutmak, artık umursamak demekti belki de…

Artık sadece sevgiliyiz. Geleceğe dair planlarımız var iş hayatımız için; bu beni rahatlatıyor, huzur doluyor içim, daha çok çaba sarf ediyorum, daha iyi bir hayat yaşıyorum.

O kadar şeyi affetmek zordu, belki de sadece rafa kaldırdım.
Peki, o beni affeder mi? Başkasını beğendiğim için beni affeder mi?

Şimdi bunu atlatmış olsam da bunu bilmesi gerekir diye düşünüyorum. Aslında ondan sakladığım her şey beni boğuyor adeta. Ondan gizlediğim bir şey olması hoşuma gitmiyor, o yüzden yazıyorum bunları…

Beğendiğim kişiyle konuşmadım, bir şey olmadı, sadece bir anlık etkilendim. Beğeneceğim biri olmadığı halde… Bu hissin ona çok kızgın olduğum bir anda olması, ondan kendimi uzaklaştırmak için beynimin bana oynadığı bir oyun olduğunu düşündürüyor.