29 Şubat 2012 Çarşamba

Sen Bana Küsersen...




Tavır alarak, küserek derdime derman bulamam biliyorum ama susup, küsüp gitmek bana daha kolay geliyor. Çünkü küsünce gelip konuşuyorsun benimle ama ben susup küsüp gitmezsem, sana bir şey söylersem ve sen bana küsersen buna dayanamam.

Konuşursam beni dinlersin bilirim, konuşmasam da anladığın için seviyorum seni...

Senin beni anladığını gördükçe büyük bir haz duyuyorum, büyük bir mutluluk, biraz da şaşkınlık duyuyorum…
Günlerdir söylemediğim bir şey var, her gün hissettirdiğin bana… Çok akıllısın, çok! Ve bu bana büyük bir güven verirken, bir yandan da hayranlıkla bağlıyorsun beni kendine…

26 Şubat 2012 Pazar

Aşk bir an çok anlamsız geldi…


Her şeyi sildim sanıyordum!

Silmemişim, az önce eski sevgilimin bana okumam için yazdığı sürpriz bir mektupla karşılaştım bilgisarımda. Tesadüf o ya, hemen arkasından benim ona askerde yazdığım mektubu gördüm. 1 senedir ikisini de nasıl hiç görmedim anlamıyorum.

Okudum canım sıkıldı biraz, ona söylediğim sözlerin bazılarını sevgilime söylediğimi fark ettim. Ne yapabilirim ki, sevme şekli değişmiyor insanın…

Ne acı, sözler veriyorsun, sözler söylüyorsun ve gün gelince hepsi anlamsız kelimeler oluveriyor. Aşk bir an çok anlamsız geldi…

Bu kadar rahat yazabiliyorum çünkü şu an aşığım ve bunları okurken hiçbir şey hissetmedim ona dair…

Onun bana yazdıkları; 29.09.2010 benimkinden 10 gün sonra…
AŞKIM SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM NE OLUR BENİ AFFET. BEN SENİN İÇİN ÖLÜRÜM. AŞKIM SENİN YOKLUĞUNDA BEN NEKADAR ZOR GÜNLER GEÇİRDİM, BİR BİLSEN AŞKIM. BEN SENİNİM, SEN DE BENİMSİN AŞKIM. BEN SENİ HEP İLK GÜN Kİ GİBİ SEVİYORUM. EVET, HAYAT ZORLAŞTI ARTIK, SORUMLULUK SAHİBİ OLACAĞIZ. AMA AŞKIM, SANA OLAN SEVGİM ASLA BİTMEDİ BİTMEYECEK DE. ŞU AN O KADAR ÇABUK YAZMAYA ÇALIŞIYORUM Kİ; BABANLA DIŞARIYA GİTTİNİZ YA, ARADA YAZAYIM DEDİM.
AŞKIM SENİ ÇOK SEVİYORUM, BENİ YALNIZ, BENİ SENSİZ, BENİ SEVGİSİZ BIRAKMA! AŞKIM, SANA OLAN AŞKIM SONSUZ. BEN SENİN İÇİN NELERDEN VAZ GERÇTİM. AŞKIM SENİ EBEDİYEN SEVECEĞİM KARA GÖZLÜ CANIM KADINIM BENİM NEKADAR HIRCIN VE YUMUŞAK OLSANDA HEP SEVECEĞİM VE HEP SEVGİ BESLEYECEĞİM SANA KARŞI AŞKIM BİTMEYECEK BİZİM AŞKIMIZ DİLLERE DESTAN OLACAK SEVGİLİM SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIM AŞKIM BENİM BEN SENİ İSTİYORUM VE SEN BENİM HELALİMSİZN BEN SENDEN BAŞKA KİMSECİKLERİ İSTEMİYORUM CANIM SEVDİĞİM SANA BAKINCA TÜM HERŞEY ÇOK DEĞİŞİHK GELİYIOR SEVGİLİM UNUTUYORUM HERŞEYİ SEN DİYORSUN YA HEP SENİ BEN BÜYÜTTÜM EVET BEN SENDE AÇTIM GÖZLERİMİ AŞKI SEVGİYİ VARLIĞI YOKLUĞU HAYATIM TÜM GÜZELLİKLERİNİ SENDE GÖRDÜM AŞKIM SEN BENİM REHBERİM OLDUN KÖTÜLÜKLERDEN KORUDUN HEP BENİ AYIRDN İYİ DÜŞÜNCELERİ,NLE BENİ KORUYUP KOLLADIN SEVGİLİM AŞKIM İNANIRMISIN HALA NE OLURSA OLSUN NEYAPARSAK YAPALIM SENDEN VAZGEÇMEYECEĞİM ASLA SEN BENİMSİN BENİM OLMANI KARIM OOLMANI İSTİYORUM AŞKIM SENİ ÇOK SEVİYORUM OKADAR HEYCANLANIYORUMKİ SEVGİLİM HEP YANIMDA OLMANI İSTİYOIRUM SÖZ  VERİYORUM SANA ARTIK BEN DEĞİŞTİM ESKİ MURAT OLDUM YEMİN EDERİM SENİ BİRDAHA KIRMAYACAĞIM BUKADAR SEVERKEN ÜZMEYELİM BİRBİRİMİZİ AŞKIM HEP SEVELİM AŞKIM HEP AMA HEP SEVELİM SEVGİLİM O GÖZLERİNE KURBAN OLUIRUM SENİN        SENİ DELİCESİNE ÇOK SEVİYORUM VE BUNDAN SONRAKİ HAYATIMDA SENİ İSTİYORUM  SENİ SEVİYORUM KARAGÖZLÜM”

Benim ki;
Seni çok seviyorum,
Bu mektup ve şu 6 senedir yaptığım her şey bundan öte bir şey değil...
Seni seviyoorum demek yeter mi? J Çünkü çok ve gerçek bir aşkla seviyorum...

Of sevgilim, anlatamıyorumm ki ben böyle uzaktan uzağa, bak mesela bu dünyadaki tüm sıkıntıları sen bana sarılınca unutabiliyorum ben... Moralim bozulunduğunda bana sarıldığını hayal edince geçiyor derdim tasam. Bir şeyi yapmak istemiyorsam ama yapmam gerekliyse; senin için yaptığımı veya seninle birlikte yaptığımı düşleyerek yapıyorum, o zaman güzel oluyor her şey.

Seni üzebileceğimin ihtimalini düşününce bile gözlerim doluyor. Seni seviyorum aşkım çok seviyorum. Biz seninle çok farklıyız bi’tanem; ben tüm ruh halimi dışıma yansıtıyorum ama sen tüm üzüntülerini içinde yaşıyorsun bu yüzden seni kırdığımı anlayamıyordum çoğu zaman... O yüzden içinde bana karşı bir kırgınlık varsa özür dilerim sevgilim. Unut tüm kötü şeyleri öyle gel... Geçmişle ilgili tüm güzel hatıralarımızı kaydettim belleğime diğerlerini formatladım. J Öyle güzel hatıralarımız var ki, hepsini bana yaşatan sevgilime çok kocaman teşekkürler...

Şuan iş yerindeyim, yazamıyorum bir türlü, sürekli iş çıkıyor J
O kadar yoruluyorum ki 11’de uyuyakalıyorum, (benim gibi gece kuşu) 6 da uyanıyorum. Çok iyi oluyor böylece işe hiç geç kalmıyorum, annemle de vakit geçirebiliyoruz...

Aşkım sana mektup yazmayı özlemişim, sende bana cevap yaz mutlaka... Son mektubum olacak bu çünkü bebeğim eve dönüyor... Öyle mutluyum ki J çok seviniyorum. Dört gözle bekliyorum seni, düşüyorum gelince neler yapacağımızı... Okula mı gideceksin işe mi acaba? İkisi de çok güzel, sen ikisini de başarırsın biliyorum... Artık büyüsek de hep seninle yaşayabilsem J

Aşkım ben sana bir şey söyleyeceğim ve sen bana çok kızacaksın, çok üzüleceksin. Ama lütfen üzülme bir tanem! “Ben senin yüzüğünü bulamıyorum.” Kaybettim, sanırım evde ama aradım bulamadım. Çantamdaydı düşmüş. Ama yenisini alırız di mi aşkım? Yeter ki bize bir şey olmasın... J Gül bakim!!!!

Gelince sana sürprizlerim var...

Kokunu özledim sevgilim, senin gözlerinde huzur dolmayı özledim, senin kollarında hiç bir ilaçta bulamadığım şifayı özledim... Seni ne kadar sevdiğim aslında o kadar belli ki söylememe bile gerek yok; doktorun verdiği ilaçlar beni iyileştirmezken benim hastalığım senin kollarında adeta yok oluyor... Doktora söyledim, sevgilimin elini tutunca hiçbir şey yok gibi dedim. J

Hayatıma anlam katan erkeğim, yüreğimin mutluluk kaynağı, sevdiğim...
Hadi gelll J

23 Şubat 2012 Perşembe

Kanser



Şu baş belası dostlar J
Bende de bir tane var. Kendine bile itiraf edemediğin şeyleri gelir şak diye yüzüne söyleyiverirler, ne kadar inkar edersen et hep de haklıdırlar. O benim en iyi arkadaşım, benim için çok değerli, çok özel… Aslında benim için demek yanlış oldu, kendisi başlı başına bir değer ve özel…
Bir gün kanser olup ölürsem, arkamdan tek söyleyeceği “O zaten böyle olmasını isterdi” olacak. J Bunu hiç konuşmadık ama dedim ya o baş belası her şeyi bilir. Konu kanser olmak değil, şu romantik komedilerde sevdiğim tüm kızların birer çılgın olması, birilerinin hayatını değiştirmesi ve sonrada aşklarını arkalarında bırakıp ölmeleri…
Geride kalan yakışıklılara üzülme onlar hep bir sonraki filmde daha iyilerini bulurlar, bir başka romantik komediye konu olurlar.
Bunu daha sonra tekrar konuşacağız; Hayatta ailen sana her şeyi anlatamaz, başkalarının hayatından dersler çıkartsan da yeterince şey öğrenemezsin, işte tam burada devreye filmler girer ve bize bizden arda kalan tüm hayatları gösterir.
İşte bunlardan öğrendiğim şey;
Korkusuz olmak istiyorum,
Eğlenmek istiyorum,
Bir şey başlatıp ortalığı karıştırmak istiyorum,
Kurallarım olsun istiyorum,
Hayatımı ve birilerinin hayatını değiştirmek; hayata anlam, mutluluk katmak istiyorum,
Umursamaz, çılgın, deli, sevimli, sevgi dolu olmak istiyorum,
Unutulmaz olmak istiyorum…
Kendim olmak istiyorum…

19 Şubat 2012 Pazar

Aşkım!



7 ay 15 gün oldu seni tanıyalı… Seni çok seviyorum. Şükrediyorum varlığına…
İyi ki var, iyi ki onu bana verdin Allah’ım, beni hiç üzmedi, güvenimi sarsmadı, beni incitmedi diyorum.

Benden vazgeçmedi…
Çok mu korkuyorum yalnız kalmaktan? 
- Hayır, kastettiğim bu değildi. Annem ne zaman benden nefret ediyor gibi davransa, gitmek istiyorum buralardan, ondan ayrılmak istiyorum gitmeden önce, tek başıma kalmak ve gitmek. Onu her seferinde, hiç istemesem de incitmeme rağmen, o benden vazgeçmedi…


Hastayım şu an, yanımda olduğunu hayal ediyorum. Ateşime bakıyorsun, başımda bekliyorsun, beni sarmalıyorsun arkamdan ve beni uyutmaya çalışıyorsun, biraz uyursan geçecek diyorsun… Sen olsan uyuyabilirdim belki…
Beni sevmeni o kadar seviyorum ki, en dengesiz halimi bile sevişini…


Varlığını biliyor olmak bile içime huzur dolduruyor, seninleyken hissettiklerimi bir bilsen… J


Hayatımın en güzel günlerindendi, seninle geçirdiğim bu yaz...



Herkezin var bir hikayesi gidenleri var kalanları
Var hiç bitmeyen şikayetleri sevenleri var
Yananları var seni ilk gördüğüm o ilk günden beri
Adına aşk deyip bağlandım bu mutluluğu
Paylaşmaya acıları unutalım sana ait

Bütün senindir özüm kimseyi görmüyor
İnanki gözüm asla vazgeçmedim yemin
Ederim arkasındayım hala verdiğim sözün
Aklıma gelince o güzel yüzün her yanımı
Kaplıyor tatlı bir hüzün aynı rüzgara vurgun
İki yelken aynı salkımda iki ayrı üzüm

8 Şubat 2012 Çarşamba

Benim Kutsal Bakirem



Benim kutsal bakirem, söyle bana, benim misin?
Nasıl bileceğim ki sadece benim bedenimde hayat bulduğunu,
Nasıl bileceğim ki ruhumun, onsuz yaşayamayacağın suyun olduğunu…

Kutsal bakirem, benim için mi çektin bu kadar cefayı,
Arzularını benim için mi susturdun…
Oysa ben şehrin en ucuzundan, en pahalısına kadar hepsiyle olmayı düşledim,
Oldum da kimi zaman…
Şehvetli sevişmelerden çıktım, sırtımda savaş yaraları…

Kimse bana dur demedi,
Her kirlettiğimde birini, kahraman oldum ben…
Çoğu zaman akşam ne oldu hatırlamadan uyandım,
Belki zorla, belki yalanlarla sahip oldum o varlığa…

Ya sen sevgilim, ya sen kadınım,
Ya hatırlamadıklarımdan biriysen,
Ya seni kandıran o alçak benken şimdi saf olmanı isteyensem…

Ne karanlık, ne pis bir kuyuya attı, bu insanlar bizi,
Önce kirlettik, sonra temiz istedik sizi…
08.02.12




Kızlık Zarı'mı Kim Gördü?

                                                                                                                                                                                Foto: Koray Erkaya

Tüm hayatınız boyunca kendinizi ona sakladınız. İşte, işte sizi keşfedecek ilk erkek, işte o kutsal hazineyi ona sunduğunuz an. Yıllar geçmiş ve tüm arzularınızı dizginleyerek onun kollarına geldiğiniz zaman. Ölene kadar sevmeyi, sevişmeyi dilediğiniz aşkınız.

Kocanız…

Ama o an içinizde, birbiri ardına aklınızı kurcalayan binlerce korku var, bunlardan en büyüğü, tüm genç kızların korkusu; ya kanamazsa?
Evet, kanamayacak, sana şüphe dolu gözlerle bakacak, ağlamaya başlayacaksın belki, yemin edeceksin bir şey olmadı diye.
Senin büyük büyük anneannelerinde düşmüşlerdi bu duruma, bir kısmı evlerine geri gönderildi, bir kısmı intihar etti, geri kalanı ise hep yüzü önünde yaşadı hayatını…
Ve şimdi, tam şu anda sana öyle şüpheyle bakarken onu inandırmak zorundasın, bir yandan da en mutlu olman gereken gecede düştüğün utancın üzüntüsü içindesin. Tıpkı genç kızların %25’i gibi…
Belki şansızsın; zarın esnek veya damarsız yani yırltıldı ama kanamadı, belki de bir sürtüksün! Bunu hiçbir zaman ispatlayamayacaksın.

Hey sürtük, sen önce şu duruma nasıl getirdin kendini bir düşün, tüm hata senindi. Gözlerinde hep şüpheyle yaşayacak bu adam, sana evlenmeden önce bakire misin diye sordu? Evet dedin değil mi, hiç kızmadan?

Kızmalıydın! Ben olsam; “Bunu bana soramazsın, ben de cevap vermek zorunda değilim.” derdim.
Bırak kesinlikle bakire olmadığını düşünsün, o şüphe içini kemirsin, bir süre bekle, soruyu ikinci kez ısrarla sormasını bekle. Soracaktır.
Sonra…
Onun düşünmekten aciz, egolarla büyümüş biri olduğunu yüzüne vururcasına bak gözlerine. “Kızlık zarı doğanın kadın soyunu koruması için kendi aldığı yüce akıllı bir eylemdir. Kızlık zarı olmasaydı çişini, kakasını altına yapan kız çocuğunun vajinasından giren mikroplar karın zarına ulaşır ve tüm kızlar ergenlik yaşına gelmeden ölürlerdi." Bir soyun tükenmesini engellemek için Allah’ın bizi koruduğu bir mucizedir bu. Ve sen karşıma geçip onun sana bir şey kanıtlamasını mı bekliyorsun. Evet, belki birine aşık oldum ve onun olmayı seçtim. Terk etti, sevemedi veya öldü. Belki tamamen kendimi sana sakladım. Bunun ne önemi var? Şu an sadece seni seviyorum. Birçok kızlık zarı kanamadan birleşmeye uygundur. Ve senin bana güvenmekten başka çaren yok.
“Şimdi önem verdiğimiz kızlık zarının, artık beyinde olduğunu yürekte olduğunu, insanlığın içinde gizlenmiş olduğunu; insanı korumak için değil, ruhu korumak için değil, bebeği korumak için yaratılmış” olduğunu anlamak zorundasın…
Doğanın ahlak değerleri yoktur, doğada ayrımcılık yoktur, doğa kadın erkek ayırmaz.


Hazinem, sana sunmak istediğim en büyük değerim; kalbimde sana duyduğum aşk, beynimde senin her halini sevişimdir…




5 Şubat 2012 Pazar

Değişim!



İnsanların evlenmemem için bu kadar çaba harcamasının, Murat’ın da, Cemal’in de ailelerinin beni istememesinin bir nedeni vardı.
Farkında olmasalar da…
Düzgün bir ailemin olmamasının nedeni, hemen evlenmek istememe, güzel bir aile kurmamı sağlamak değildi.
Geç anlasam da…

Günlerden Pazar, Cumartesinin bittiği 86. dakika…
Evet, bu kadar çok istediğim evlilik hayalim çok uzun bir süreliğine ertelendi. Yaşamak istediğim hayatı birkaç gündür evrenin gönderdiği ipuçlarıyla fark ettim.
Önce telefonum bozuldu, ikinci telefonumu evde unuttum. Evde unuttuğumun farkında değildim, bozulan telefonu tamir ettirmesi için sevgilime verdim. Otobüste beni yolcularken tamir etmesini pazartesiye ertelemesini ve telefonu geri vermesini istedim ama kabul etmedi.
Sevgilim evine misafir geldiği için nete giremiyordu, beni arkadaşımdan aramış ama ben okuldaydım, derslerle çok meşguldüm. Nete girmiş ama karşılaşmadık. Bugün de internet çalışmıyordu evde.
Gördüm ki, ondan her uzaklaştığımda kriz geçirmeme gerek yokmuş. Onu hala çok sevsem de, hayatımın merkezinde olmaması gerektiği gerçeğini biraz geç anladım. 
Sonra bir şeyleri halletmekten, kendime şunu da hallettim demekten inanılmaz zevk duyduğumu gördüm.
Ve her şeyin mükemmel olmamasından korktuğum için hiçbir şey yapmadığımı fark ettim.
Ve sonra bu kadar cefa çekildiyse durmanın neye yarayacağını düşündüm?
Roy Raymond isimli bir Stanford mezunu karısına bir jartiyer satın almak istemiş ama mağazaya şahsen gitmekten utanıyormuş. O da sapık gibi hissetmek zorunda kalmayacağı bir fikir üretmiş. Bir bankadan 40 bin dolar kredi çekmiş, bir akrabasından 40 bin dolar daha borç almış ve bir mağaza açıp adına Victoria’s Secret demiş. İlk senesinde yarım milyon dolar kar etmiş, bir katalog bastırmış, 3 mağaza daha açmış ve 5 yıl sonra şirketini Leslie Wexner, The Limited’e 4 milyon dolara satmış.
Çok iyi değil mi?
Ancak, 2 yıl sonra şirketin değeri 500 milyon doları bulmuş ve Roy Raymond köprüden atlayıp intihar etmiş.
Zavallının tek istediği karısına bir şey alabilmekti.
Evet, The Social’ı izledim ve son işaret de bu oldu, başarmanın beni ne kadar mutlu ettiğini hatırladım.
Saat 02:20 duş alıp sonra yatıyorum, artık mutlu bir aile, güzel çocuklar masalını ertelemek istediğime eminim.
Projelerim konusunda da ne yapmak istediğimden emin olup, istediklerimden kesinlikle emin olmak için bana doğru yolu göstermesi için uyumadan bol bol dua edeceğim…
Işıkları kapat!

1 Şubat 2012 Çarşamba

21 yaşındaydım ilk seviştiğimde...




21 yaşındaydım ilk seviştiğimde... 2004 yılında dudağıma küçücük bir buse koydu diye ağladığım adamla sevişmiştim.
Bir kafede otururken öpmüştü beni, ağlamaya başladım. “Neden ağlıyorsun?” dedi. “Ben ilk kocamı öpecektim.” dedim. Ben senin kocan olacağım dedi…
Şimdi başka birine aşığım. İlk kez 17 yaşında öpüştüm, ilk kez 21 yaşında yattım. Ona çok aşıktım, kalbim deli gibi ona ait olduğumu haykırıyordu zaten, o yüzden günah olduğunu hiç düşünmedim bile. Çok güzel başlayan, lisemdeki kızların “siz ayrılırsanız, aşka bir daha inanmam.” dedikleri bir aşktı. Birbirimiz için her şeyi yapardık. Benim için her gün saatlerce montsuz soğukta bekler, kilometrelerce yol yürüdü. Seneler sonra için çıkılmaz bir girdaba dönüştü ve hepimiz farklı koylarla savrulduk.
Ayrılmak üzereydik ve son kez seviştik, o gitti.
28 Ekim 2008 Salı günü… Kendimi sakin tutmak için yine yazdım. Şifreli bir dosya oluşturdum ve o gün karnımda oluştuğunu hayal ettiğim kızıma yazdım. Eğer bunu şu an okuyorsa birisi benden sonra okuyan tek kişi sen olacaksın…




Güzel kızım,
Babanla galiba senden sonra bu son görüşmemiz olacak. Onu şimdiden çok özledim. Olmuyor, yapamıyoruz meleğim. Ne ben onu anlıyorum, ne de o beni…
Beni görünce hoş geldin desin istiyorum, öpsün, sarılsın, hiç olmazsa gülümsesin istiyorum. Onun canı yanıyor; benim onu anlamamı bekliyor, sinirli davrandığımda üstüne gitmememi istiyor, yapamıyorum…
Beklentilerimiz o kadar farklı ki, iki ayrı kutup gibi, iki ayrı uçta birbirine uzanmak isterken perişan olup giden iki insan.
Eğer varsan içimde, bugün 1 günlük olmalısın, 1 gün 35 dakikalıksın... Sana nasıl bakarım bilmiyorum şimdilik ama bana uğur getireceğine eminim.
Güzel bebeğim, babanın seni bilmemesi gerek. Çünkü eğer beraber olursak çok mutsuz oluruz. Beni sevmediğini biliyorum. O kadar soğuk davranıyor ki yanındayken, üstelik dışarıdaysak acı içinde kıvranıyor yüreğim. Adımlarım gitmiyor ileri, bütün vücudum kilitleniyor adeta. Ve ben baban kızmasın diye yürümeğe çalışıyorum.
Seni şimdiden çok seviyorum. Bu arada sen olmadan önce ki gece rüyamda seni gördüm. Doktor karnında bir bebek var diyor ama ölmüş. Ne demek bilmiyorum ama hayırlısı. Allah sana da, bana da, babana da yardım etsin kızım.
Küçük annene yardım et olur mu? Hep gül!

Seni ve Babanı Çok Seven Annen


28.10.2008 Salı / 18:02


Merhaba güzel bebegim,
Tekrar ben :) Baban aradı, morali öyle bozuktu ki. Eve gittim, başını bağlamış yatıyor. Önce naz yaptı, sonra ayaklandı biraz, başörtüyü top yapmış bir annesine, bir bana vuruyor. :) Sonra ben babanın eşyalarını çaldım ben tuttu bir dövdü. Sonra bize geldik. Boynuma masaj yaptı. Sonra sana isim aradık tabi seni bilmiyor, haberi yok…


Aynı Gün / Saat;22:22
                            

Bebegim,
Bitmek üzere her şey, ama çok mutluyum. Oysa bugün öyle güzel geçti ki…
Sonunda itiraf etti babacık; hani benim hastalığım var ya onun için babana iyi bakamazmışım, öyle demiş babaanne...
Korkuyorum, çünkü bana bu hastalığı Allah verdi. Ve o babana başka kız mı yok demiş.
Annesi beni istemediği için ya baban gazi olursa? Dua et bir tanem, onun günahını baban çekmesin. Biz yinede babayı çok seviyoruz.
Sana üzücü bir haberim var biliyor musun; konuşmayacağız artık onlarla. Dayanabilir miyiz? Çünkü güçlü olduğumuzu göstermemiz gerek, okulda ne kadar başarılı olduğumuzu, böylece ilerde zengin güzel bir hayatımız olacağına ikna etmemiz gerekecek. Ben kendime güveniyorum.
Anne başaracak Allahın izniyle meleğim. Hayatım Allah bize sabır verir inşallah, azim verir, güç verir…
Bir yerde bir şirket buldum. İnternet sitesi çok güzel, kendide güzel işler yapmış. Diyorum ki eğer proje dersinden AA alırsak orda işe başlarız. Paramız olur evimiz tutarız, tabi yetmez ama olsun. Dedenin de işleri düzelmeye başlamış. Galiba bizi kurtaracak kişi dedoş. Ona dua edelim Allah işlerini rast getirsin, oda bize baksın. Bebeğim, üzülme ama sende benim ki babandan ayrımı büyüyeceksin? Ben çok seveceğim ve bakacağım inşallah sana. Hadi gidiyorum ben.
Seni çok seviyorum.
31 Ekim 2008 / 01.23  


Çilegim,
Bazen, bazen içini bir his kaplar, sert olmak istersin, acımasız belki. Tüm ezikliğini, çaresizliğini, korkularını kapatacak bir sertlik. Bazen bıkarsın hayattan, nefret dolar yüreğin, iyilikler yalan dersin…
Bu dünya yalan… sevgi yalan..

Not: Bugün Buse’yle sana isim aradık... ÇİLEK, nasıl? J
02 Kasım 2008 / 03:00

Burada ben varım…



Eskiden tek başıma yaşadığım bir hayattı burası, genelde mutsuzken, çaresizken yazardım. Bir gün birileri okuyacaktı. Özellikle gün gelince ailem okusun istedim. Ben ölüme yakın bir insanım; hayata çok bağlıyım ama her an kopabileceğimi de bilirim. Bu pervasızlığım, bu hayatını yaşayamayanlara kızgınlığım da ondan sanırım…
Tek başıma yazarken bu günlüğü, insanları özledim, onların beni tanımasını istedim. Bloger, google+’a üye ol diye dikte ettikçe sonunda pes ettim. Ama şimdi de yazmıyorum… J
Yani bu bir genç kızın günlüğünü kaybetmesi gibi, sıradan bloglar gibi eğitici, haberdar eden bir yer değil. Burada benim hayatım var, kimseye anlatmadığım duygularım, neden sevgilimle ayrıldığım var, annemin beni severken nasıl nefretle davrandığı, babamın nefret ettiği biri gibi kuyuya attığı ama en çok sevdiği kızının hikayesi var.
Burada ben varım…