30 Ocak 2012 Pazartesi
Biliyor musun düsündüm de eger uzun vadeli bir yolda degilsek, ben hiç bu yolda olmak istedigimi sanmıyorum...
29 Ocak 2012 Pazar
Bakımlı Olmak!
Aşağıdaki videonun 1:31' dakikasından sonraki, bayanların yapabileceği şekli ile başladım. 2x10 yapabildim ilk sefer için ama yapılacak olan 7 gün boyunca günde 3 kere 3x10...
Kelimeler:
Sabah kahvaltıda mükemmel bir tarif yaratarak, dehşet bir mutluluk ile yedim. Tarifi veriyorum;
Bir diş sarımsağı küçük küçük doğrayın ve zeytin yağında kavurun, içene ıspanak yaprakları koyun, kavurun. 2 yumurta kırın ve karıştırın, içine bir sürü beyaz peynir koyun ve karıştırın. Yanında kızartmış ekmekle müthiş bir lezzet sunuyor.
08:00-14:00 saatleri arasında uyudum.
Yaz Masalım... (Bölüm 1)
Yine beraber kaldığımız günlerden bir gün annesi aradı… veeee....
Biriyle Öpüşmeden Zaman Geçirmek Güzeldi!
Günlüğümü tanımlarken; “Bir insan şeffaf olabilir mi bu hayatta? Tüm iyilikleri, kötülükleri, günahları, sevaplarıyla... Her şeyiyle yalansız olduğu halde bu hayatta var olabilir mi? Düşün ki ben senin sevgilinim, bugün buluştuk, ben akşam gelip buraya tüm olanları yazıyorum, ne düşündüm, ne hissettim, ne yaşadık!” yazmıştım.
Dün tanıştık onunla, o bir girişimci, başarıyı tatmış biri, benim okulumdan mezun, okula çok şey katmış. Yakışıklı mı dersen? Hiç de fena değil. Benim çalıştığım şirket, onunla çalışıyor. Ona kahvaltıya gittim, ilk kez birinin evine kahvaltıya gidiyorum galiba. (Erkek)
Yine bir şey yiyemedim... Onur geldi aklıma, bunu yaptığım için bana çok kızmıştı, yine burada olsa kızardı, bu konu hakkında hiçbir şey demez ama başka yoldan azarlardı.
Acaba bu ne düşünmüştü, yemeği beğenmediğimi kesin düşündü :) Ona güvenmediğimi de düşünmüş olabilir, Msn'i açarsa sorarız.
Bana asılmayan dedim ya, insan konuşamıyor bazen, tanımadığın bir erkek, sana duyduğu ilk hayranlığının kaçmasından korkuyorsun bir defa, büyü bozulacak gibi geliyor. Hiç inkar etme, sende korkardın... Tek eğlenceli gelecek şey öpüşmek diyorsun içinden, başka ne yapacaksın ki? Televizyonda iğrenç bir film, koltuklara uzanmış sinema keyfi yapıyoruz oyunu oynuyorsun. Ama olmalı benim onunla seks oyunları oynamadan da beni sevmesini sağlayacağım bir şeyler olmalı...
** Evden arabayla alınmak ve eve bırakılmak güzel bir histi.
*** Biriyle öpüşmeden zaman geçirmek güzeldi...”
Umut çocukları derneği var, arkadaşlarla ziyaretlerine gitmiştik, destek olmak için gittiğim yeri şimdi babamda kalabilir mi diye arıyordum. :)
Gitmesi benim açımdan eğlenceliydi, birincisi ben bir şeyi çözdüm duygusunu yaşayacaktım, ikincisi babamın onlara verebileceği çok şey vardır biliyordum. Ama gitmedi, çok daha kötü olacağını düşündü (ruhen).”
Bulunduğun durumdan memnun değilsindir, hayatından...
Boğulursun, her şey değiştirmek isterken hiçbir şey değişmiyordur.
Bugün yine işe geç gittim, yine eve gelirken ders çalışacağım dediğim halde dizi izledim, işte çok şeyi iyi yaparken anlamsız dalgınlıklarla hatalar da yaptım.
Bugün neden dedim, neden iki şıkkım varken ben hep doğru olanı seçmeyeyim...
Neden?
Nedennn?
Ya Neden?
Tam sırası geldiğin de neden doğru hayatı yaşamıyorum, neden içim sıkılıyor?
Yarının sabahına uyanınca değişecek mi her şey?
Onca yıl geçti ne değişti?
Bilmem!
Bu gün ne oldu?
İçim sıkılıyor...
Bana mektup yazsana, belki iyi gelir...
Geri Dön Baba!
Hiç korkmazdım, en çok korktuğum seni uzun zaman görememekti. Anneannemin evinde saklardım seni. Yemekler yapardık anneannemle, annemden gizli sana. Dedemin yeni aldığı ayakkabıları senin için isterdim ondan.
Bir gün okula gelip bir süre görüşemeyeceğiz demiştin. Ne kadar çok ağlamıştık hatırlıyor musun? Bir gün Duygu’nun teyzesinin evinde gideceğini söylemiştin yine, kucağında, sana sımsıkı sarılıp ağlamıştım.
Her seferinde hayal kırıklıklarıyla eve döndüm, herkes yine mi diye bakarken seni savunmaktan hiç vazgeçmedim. Bu hayatta beni en iyi anlayan, bana hayatı, insanları sevdiren hep sendin. Kendimi sevmeyi, güçlü, akıllı olmayı sen öğretin bana. Düştüğümde kalkmayı öğrettin baba. Kadın olmayı, anne olmayı, iyi bir eş olmayı anlattın bana. Her ağladığımda sen teselli ettin beni. Binlerce soruma sen binlerce doğru cevap verdin, babamsın benim ya, babam. Şimdi gidip bu borçlar benim değil, babam beni dolandırıp gitti mi diyeceğim? Bana yalanlar mı söyledi diyeceğim? Nasıl?
Allah’ım ne olur yardım et, kendi başarsın, kendi ödesin borçlarını, kendi düzenini kursun. Küçüklüğümden beri inandığım adama yardım et, bizi utandırma.
Beni gerçekten sevmediğine inandırma beni, beni bırakmadığını, kandırmadığını biliyorum ben… Diğerleri de görsün…
21 Ocak 2012 Cumartesi
Hayatın Su Damlası
Sevgilerimle,
Duygu J”
Size bir sürprizimiz olabilir.
Derhal arayıp Özlem hanıma kayıt yaptırabilirsiniz.
Bu bursu aslında Timur beyden dolayı kazandınız. Kendisine olan gönül borcumu size ödüyorum. Ona da bunu iletirseniz o da bu durumdan mutlu olacaktır.
Sevgiler...
18 Ocak 2012 Çarşamba
Kendime Söz Vermiştim
Kendime söz vermiştim;
* İnsanlarla ayrıldığım tek nokta onlara istemedikleri halde yardım etmek istemem. Kavga ettiğim an, bana sormalarını beklemeden, yardım ediyorum gayesi ile onları eleştirmem. Ya kimse yardım istemedi neden susmuyorsun. sen ne kadar uyarırsan uyar, ki bu senin ne haddine, kendi hazır olmadan asla adım atamaz.
Üstelik söz vermiştin kendine; birileri bir şey istemiyorsa onları biri olmaya zorlamayacaktın! Kolay değil biliyorum…
* Kendine söz vermiştin, dersleri zamanında çalışacaktın, zamanında sınava gidecektin. Bunun için artık destek alman gerek!
DAha uzun uzun anlatacağım. Şimdi ders çalışmam gerek.
Aaa, ununtmadan; dün sevgilim bana ayrılalım dedi, sonra sakın ağlama dedi. Allahım kabus gibiydi, önce şu ıssız adamın final sahnesinde olduğu gibi gözlerinin içine bakıp içimden haykırıyordum, söylediklerimi anla, duy dercesine diktim gözlerimi… Çıklık atmak istiyordum; “Ne yani ben şimdi senle yaşamayacak mıyım ömür boyu?” diye… Sonra kalktık oturduğumuz yerden, alışveriş yapmamız gerekti. Çok uzun bir süre nefes alamadım, göğsümden vurulmuştum adeta.
Offf ne gündü… Anlatacağım daha detaylı…
16 Ocak 2012 Pazartesi
Hastane Gecelerim 2
02:19
15 Ocak 2012 Pazar
Hastane Gecelerim
12 Ocak 2012 Perşembe
Çok Acı Çekiyorum
Aşığım ve acı çekiyorum. Aşık olmak acı çekmek değilidr ama ben çok iyi arkadaş olabildiğim ama sevgili olarak ulaşamadığım birine aşığım.
Evet, ulaşamıyorum.
Bunların hepsini boş ver.
Hayatımdan mutlu değilim dostum. Değiştirmek istesem de buna cesaretim yok. Ama yapmadığım her geçen gün kötüye gidiyorum.
Hastalığım ilerliyor. Üzüntülerim çoğalıyor. Mutlu değilim. Veya da… Mutlu değilim. Üzüntülerim çoğalıyor. Hastalığım ilerliyor.
Okulu, işi, aşkı, ailemi hepsini düzene çokmam gerek veya da değiştirmem…
Dersleri baya baya toparladım, sıra geldi diğerlerine…
10 Ocak 2012 Salı
Beklentisiz Hayatta, Aşkın Ölümü
O kadar saçma ki olanlar, kendi içimde bile özümseyemiyorum…
Kimsenin kimseye bağlı olmadığı şu feminist hayatı benimsemeden mutlu olamayacağım sanki, onun kendine ait bir hayatı var ve ben beni içine katmasını bekleyemeyeceğime inanmaya başladım. Oysa buna olabildiğince karşıydım.
Sabah deli gibi ağlıyorum, güçsüz olduğum için değil, kadın olduğum için değil; sinirlerim bozulduğu için… Ağlama krizinin, astım krizinden bir farkı olduğunu kim söyledi ki? Tabi ki astım krizinde ilaca ihtiyaç olduğu gibi, benim de sevgilimin sesine, beni sakınleştirmesine ihtiyacım vardı. Sanırım aşkla ilgili bu, onun sesi bile bana çok iyi geliyor.
Onu aradım, çok fazla ağlıyordum, nefes alamadım, konuşamadım ve kapattım telefonu… Tabi ki yapması gereken aramaktı, sesini duymalıydım. Aramadı, gidip bilgisayarı açtım, en azından kamerayı açmasını bekliyordum. Bilgisayarı doluydu, açamadı. Sonra msn'den konuşmaya başladık. Bu çocuk güzel şeyler yazmak yerine, ağlamama neden olan insanları neden sorar o anda ben de hala bunu çözemedim.
Offfffffffffff……
Hani şu sevgilin için, içinden gelen deli çırpınış var ya, benim sevgilimde yok sanırım. Veya benim o an gerçekten iyi olmadığımın farkında değil, böyle büyümedi veya böyle alışmadı…
Bir zaman sonra, beklentilerin o kadar azalıyor ki bu nedenlerin hiç biri umrunda olmuyor insanın.
8 Ocak 2012 Pazar
Bir Fahişenin Aşık Olmaya Hakkı Yoktur
Bedelini alır bir sonraki katiline yürür,
Bir şeyler mırıldanır, kırmızı topuklu ayakkabılarının çıkarttığı sesle eşlik eder...
daha mı kötü, dedim, satmaktan ruhumu?
ben artık nasıl severim?
aşk da basit, pişmanlık da, hayat hoyrat bu zamanda
5 Ocak 2012 Perşembe
Cıx cıx cıx
Öptüm by :) (Sınavım var 12’de)
3 Ocak 2012 Salı
Zaman Tüneli
31.12.2011 saat 18:13'e geri dönmek istiyorum. Değiştirmek istediğim o kadar şey var ki... Şu an tek istediğim beni o güne götürecek bir sihir...
Aklım başımda olmalı tabi, şimdi ki farkındalığımla gitmeliyim. Şu çok sevdiğim "17 Yeniden"de olduğu gibi...
1 Ocak 2012 Pazar
17.12.2011
Size doğum günümü anlatmış mıydım? Durun, anlatayım... :)
Birazdan geliyorum...
***
Geldim...
"Elim, Belim Bağlı!"
- Çocukluktan kalma korkular,
- Aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama,
- Katı ahlak kuralları ve tabular,
- Suçluluk,
- Ayıp,
- Günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi,
- Cinsellik ve ilk cinsel deneyim konusunda yerleşmiş yanlış bilgi ve ön yargılar,
- Bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması
Derleme: http://www.vajinismus.com






