3 Kasım 2011 Perşembe

Erdal Demirkıran'a Mektup...


Çaresizce ofiste otururken, dünyanın en akıllı adamından fikir alalım dedik... Sabah olur olmaz Kashna'yı aradık, asistanı olduğunu söyleyen bayan Erdal beyin bugün orada olmayacağını, eğer ona mail atarsak kendisine ileteceğini taahhüt etti. Biz de gece yazdığımız maili kendisine gönderdik.


"Merhaba Nalan Hanım,
Bu maili acil olarak Erdal Bey'e bugün ulaştırmak, boynunuzun borcudur. :)


Kim olduğum ne iş yaptığımla ilgili sorularınızın cevabını ekteki dosyalarda  detaylı olarak bulabilirsiniz ama kısa bir cevap arıyorsanız ben Duygu; şu an müthiş fikirlerini hayata geçirmek için yola çıkan ve iflas etme sanatkarı olma yolunda çok hızlı ilerleyen bir dahi, bir şirket sahibiyim.


%40 fiziki engelliyim, Sakarya üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisiyim ancak alacaklılarla uğraşmaktan sadece iki gün olan okuluma haftalardır uğrayamıyorum. Çünkü ben gidersem buralar yağmalanacak biliyorum. Annem devlet memuru "okuluna git, evine gel, başka bir şeye bulaşma." diyen biri… ama Erdal Bey'in "Eğer o tarihten önce felçli olursam ve savaşları durduracaksam felçli biri olarak durduracağım" dediği gibi, ben de 3 gün sonra hapsede girsem de bu işleri başaracağım… Ben soysal girişimciyim ve 'soysal girişimci' pes etmez, kendini korumak için kafasını kuma gömerek bulduğu çözümleri hayata geçirmekten korkmaz! Babam en büyük destekçim ama o da şu an bir şeyleri toparlamak için Ankara'da…


Sizinle neyi nasıl çözeriz bilmiyorum, sadece derdimi tüm gerçekliği ile paylaşmak istedim. Şu an fark ettim ki; paylaşmak çok tehlikeli(!) çünkü "her şey paylaştıkça çoğalır" diye bir inanışla büyütüldük. Neyse, kendinize iyi bakın…



Saygı ve sevgilerimle,
İyi çalışmalar...



Hiç yorum yok: