28 Kasım 2011 Pazartesi

Hani Cesur Olan Bendim?



Cem Yılmaz'ın, hani marjinal bizdik dediği gibi ben de soruyorum şimdi; "hani cesur olan bendim?"Arkadaşımın arkadaşı ekşi sözlükte yazar ve son günlere başından geçen bir olayı tüm çıplaklığıyla(!) anlatmış, arkadaşım biraz kızarken, ben takdir bile etmiş olabilirim içimden… :) insanlar bu kadar özgürce anlatabilmeli yaptıklarını, bırakın yapsınlar ve bırakın dürüstçe yazsınlar. Sonra birileri okusun, kendi beyninde tartsın, düşünüp taşınsın, kendi yolunu, kendi adımlarını kendi seçsin…

Yakın Arkadaş
12. Her zaman güvenilmemesi gerekendir. bunu ispatlamak için bir oyuna girişmişliğim vardır. inceleyelim ve görelim:

günün birinde x ile tanıştım ve x'in benden hoşlanması üzerine iki kere görüştüm acaba olur mu? diye; fakat hiçbir şey hissetmeyince bir üçüncü görüşmeyi yapmadan bu işi noktaladım. x'in arkadaşlarından aldığım duyuma göre x benden bayağı bir hoşlanmış. x benimle olan diyaloglarını, bana olan hislerini en yakın arkadaşı kardeşim dediği arkadaşı y'ye anlatıyormuş. y onun her şeyini, tüm hislerini, sevincini üzüntüsünü paylaştığı en yakın arkadaşıymış. gün geldi arkadaşlarımla eğlenmek için taksime gittiğim bir gece y ile tanıştım, içtim eğlendim ve y ile çok iyi anlaştım. y'nin benden hoşlandığını da farkettim. bu arada bir daha görüşmeme kararı aldığım x'in y ile tanıştığım günden dört gün sonra konseri vardı. y benden x'in konserine onunla gelip gelmeyeceğimi sordu, ben de eğer bunu x mutlu olur diye istiyorsan ona kötülük yapmış olursun, o işin oluru yok, ki o senin en yakın arkadaşın şu an bunu bile bile hala benimle o konsere gitmek istiyor musun dediğimde, evet istiyorum, o mutlu olsun diye değil, seninle vakit geçirmek için istiyorum der ve ben de tamam der, y ile birlikte x'in konserine giderim. konser gece bir gibi biter, herkes evine giderken y ile ben x'in yanında eve gider gibi yapıp taksimde saatlerce aptal aptal bakışarak muhabbet ederiz. derken sabah saat dört olur o da kesmez y'nin ısrarı üzerine kadıköy sahilde denize bakarak bi saat kadar da orda otururuz. sonrasında y ile diğer arkadaşlarımızla birlikte bir diğer görüşmemizi yaparız, arkadaşlarım o gece bana şöyle bir soru sorar;
-"y ile aranızda bir şey mi var"
-"hayır", derim.
-"zaten olamaz ki, x senden çok hoşlanmıştı, y de onun en yakın arkadaşı, x'e asla öyle bir şey yapmaz", derler
-"yapar" derim, önceki görüşmelerimizden de aldığım ışıkla kendi kendime bunu ispatlama çabalarım başlar.
sonrasında her gün facebook üzerinden görüşmelerimiz devam eder. muhabbetimizde yakınlaşma arzumuz gayet açık ve belirgindir. ancak ikimiz de x'in aramızda yakınlaşma olmasında bir engel olduğunun farkındayızdır. bu sebeple ayık kafamızla yakınlaşmamız zorlaşmaktadır. her konuşmamızda bir gün çok sarhoş olalım muhabbeti geçer. telefon görüşmelerimizin birinde sarhoş olma sözü ile buluşulur. gece kadıköyde yemekle başlar, caddebostan sahilde içkiyle devam eder, sonrasında caddebostanda sheriff bar kapanana kadar muhabbet ederiz. muhabbetin içinde ileriye yönelik planlara y tarafından başlanır, sheriff barın kapanması ile y yine kadıköy sahile gitmek ister, kadıköy sahilde duygusal modda muhabbetimize devam ederiz. sonra çok güzel türk kahvesi yaptığı için eve davet edilirim, sanırım saat sabah beş falandı. evde kahve de içilir ve sonraki görüşmelerin planları yapılır. çalıştığımız şirketlerin mailinden sabahtan akşama kadar mailleşir akşamları da görüşmelerimiz devam eder. bir gün y evde yemek yapar, içer muhabbet ederiz diye beni eve çağırır, ev arkadaşının da nöbeti vardır. birlikte yemek yaparız, içki soframızı ayarlarız ve müziklerle de aramızdaki duygusal boyut şekillenir. gece orada kalınır. sonrasında beşiktaşta yüksek lisans dersleri olan y ile ders çıkışı buluşulur ve kabataşta köfte yemekler, tophanede kahveler, oradan kadıköy deniz kenarındaki sonlarla çoktan y'nin x'e yapmayacağı iddia edilen eylem gerçekleşmiştir. ıspatı için y ile evinde yapılan son görüşmede- çok güzel menemen yaptığı için gitmiştim bu seferde, hakkaten güzel yapıyormuş, tadı damağımda- tam bir sevgili olduğumuz yakınlaşmamızın sonunda, bu durumu x'e ve diğer arkadaşlarımıza söyleyelim dediğimde y'yi bir göt korkusu sarar, ne x'den vazgeçer ne benden. e bende iddiamı kazandım nasılsa. y'ye de şirket mailimden bir mail atarım, söyle bakalım benimle x'e ve diğer arkadaşlarımıza söyleyerek devam edecek misin, yoksa bitirelim diye. y önce kimseyi kırmadan konuşarak bu işi halledeceğiz diye mail atar- bu mailler de bir diğer ispat kaynağımdır-sonra yedekte bir kız daha bulundurduğu(bunu da bitirdiğimizden 2-3 gün sonra facebookta ilişkisi var yapmasından anladım) için bana şu an yapamayacağım x'i de seni de kaybetmek istemiyorum der. ve böylece x'i kaybetmez. ben de iddiamı ispatlamış olurum. gördüğümüz üzere kardeş kadar yakın arkadaş olmak erkeklerin yapabileceği bir şey değildir. x'e bunu söyleyip, y'nin benimle çatır çatır işi götürdüğünü bilmesini isterdim, y'ye biraz fazla değer veriyor diye ama varsın onlar kardeşliklerine devam etsin.

(bkz: kanka ayağı göt ayağı)

Hiç yorum yok: