8 Şubat 2012 Çarşamba

Kızlık Zarı'mı Kim Gördü?

                                                                                                                                                                                Foto: Koray Erkaya

Tüm hayatınız boyunca kendinizi ona sakladınız. İşte, işte sizi keşfedecek ilk erkek, işte o kutsal hazineyi ona sunduğunuz an. Yıllar geçmiş ve tüm arzularınızı dizginleyerek onun kollarına geldiğiniz zaman. Ölene kadar sevmeyi, sevişmeyi dilediğiniz aşkınız.

Kocanız…

Ama o an içinizde, birbiri ardına aklınızı kurcalayan binlerce korku var, bunlardan en büyüğü, tüm genç kızların korkusu; ya kanamazsa?
Evet, kanamayacak, sana şüphe dolu gözlerle bakacak, ağlamaya başlayacaksın belki, yemin edeceksin bir şey olmadı diye.
Senin büyük büyük anneannelerinde düşmüşlerdi bu duruma, bir kısmı evlerine geri gönderildi, bir kısmı intihar etti, geri kalanı ise hep yüzü önünde yaşadı hayatını…
Ve şimdi, tam şu anda sana öyle şüpheyle bakarken onu inandırmak zorundasın, bir yandan da en mutlu olman gereken gecede düştüğün utancın üzüntüsü içindesin. Tıpkı genç kızların %25’i gibi…
Belki şansızsın; zarın esnek veya damarsız yani yırltıldı ama kanamadı, belki de bir sürtüksün! Bunu hiçbir zaman ispatlayamayacaksın.

Hey sürtük, sen önce şu duruma nasıl getirdin kendini bir düşün, tüm hata senindi. Gözlerinde hep şüpheyle yaşayacak bu adam, sana evlenmeden önce bakire misin diye sordu? Evet dedin değil mi, hiç kızmadan?

Kızmalıydın! Ben olsam; “Bunu bana soramazsın, ben de cevap vermek zorunda değilim.” derdim.
Bırak kesinlikle bakire olmadığını düşünsün, o şüphe içini kemirsin, bir süre bekle, soruyu ikinci kez ısrarla sormasını bekle. Soracaktır.
Sonra…
Onun düşünmekten aciz, egolarla büyümüş biri olduğunu yüzüne vururcasına bak gözlerine. “Kızlık zarı doğanın kadın soyunu koruması için kendi aldığı yüce akıllı bir eylemdir. Kızlık zarı olmasaydı çişini, kakasını altına yapan kız çocuğunun vajinasından giren mikroplar karın zarına ulaşır ve tüm kızlar ergenlik yaşına gelmeden ölürlerdi." Bir soyun tükenmesini engellemek için Allah’ın bizi koruduğu bir mucizedir bu. Ve sen karşıma geçip onun sana bir şey kanıtlamasını mı bekliyorsun. Evet, belki birine aşık oldum ve onun olmayı seçtim. Terk etti, sevemedi veya öldü. Belki tamamen kendimi sana sakladım. Bunun ne önemi var? Şu an sadece seni seviyorum. Birçok kızlık zarı kanamadan birleşmeye uygundur. Ve senin bana güvenmekten başka çaren yok.
“Şimdi önem verdiğimiz kızlık zarının, artık beyinde olduğunu yürekte olduğunu, insanlığın içinde gizlenmiş olduğunu; insanı korumak için değil, ruhu korumak için değil, bebeği korumak için yaratılmış” olduğunu anlamak zorundasın…
Doğanın ahlak değerleri yoktur, doğada ayrımcılık yoktur, doğa kadın erkek ayırmaz.


Hazinem, sana sunmak istediğim en büyük değerim; kalbimde sana duyduğum aşk, beynimde senin her halini sevişimdir…




Hiç yorum yok: