29 Haziran 2012 Cuma

Devam et...




Bu zamana kadar sevgilimden yüzlerce kez ayrıldım. Bazen haftada her gün; bazen günde iki, üç kere...


Ne zaman hayatımdan sıkılsam, ailemle doğru ilişkilerim olmadığını hissetsem, yeni de bir hayat kurmayı düşünsem, hep değişime sevgilimle başladım. Sanki onu bile bırakırsam değiştiremeyeceğim şey yok gibi, sanki ayrılınca o büyük acıyı azme çevirecekmişim gibi, sanki ayrılınca daha da büyük bir sevgiyle barışacakmışız gibi... 


Sonra gördüm ki o üzülüyor, kırılıyor, gerçekten bana değer veriyor. Seven her insan aşktan ziyade saygıyı hak eder. Ve onu deli gibi sevsem de bununla birlikte değer veriyorum ve saygı duyuyorum.


Ayrılmayı istemek gerçekten bir dürtü. Bilinç altının, korkuların, hatta filmlerin ateşlediği bir yangın... Ama şimdilerde beynim kendini gün geçtikçe terbiye etmeye, dürtüyü aldığım anda doğru olmadığı için işleme koyulmaması gerektiğine hakimim. 


İnsan kendine her şeyi öğretiyor. Beklemeyi de, gitmeyi de...

Hiç yorum yok: