Merhaba
hayat,
Bugün
sana çok kızdığımın farkındayım. Ama bazen
nedensizlikler içinde dipsiz bir kuyuda gibi çırpınmaktan vazgeçip sadece
çığlık atmak istiyor “neden buradayım?” diye. İnsan en çok kendine eden ne
ederse derler ya, işte bir de kendime verdiğim zararlar delirtiyor en çok beni.
Ne kimseye güvenim kaldı, ne de sevgim
bitti. Ne vazgeçiyorum, ne de savaşa devam edebiliyorum. Dedim ya, öylece
kalakaldım sadece ağlayabiliyorum, bağırıyorum halime.
Umudum hiç bitmiyor, bitmesine de;
sabrım kalmıyor işte. Bazen hiç bitmeyen bir kısır döngünün içinde gibi
hissediyorum. Annemle kavgalarım, sevdiğim kişilerden uzaklaştırılmak istemeler,
onların beni sevmiyor olduğunu söylemeleri… Bunlar beni çıldırtıyor.
O kadar
korktum, o kadar aşağılandım ki; bir türlü kendim olamadım bu hayatta. Anneme bana
yaptıklarını anlatmaya çalışırken nankör oldum, annemi birilerini anlatınca
yalancı oldum, başarılarımı annemle paylaşınca beceriksiz oldum, birine aşık
olunca istenmeyen oldum. Ya ben bir türlü kendim olamadım. Hayatı hep deli dolu
yaşamak istedim; ya deli oldum ya da dert dolu…
En çok
anneme gülüyorum, en çok onu seviyorum bu hayatta, o yüzden en çok canımı o
acıtabiliyor. =)
Her gün
vazgeçiyorum bu hayattan ve sen her gün beni bu hayata bağlıyorsun aşkım. Her gün
kendimi kaybediyorum ve sen bulup getiriyorsun beni kendime. Ama çok az kaldı
kendimi bulmama, o zaman geçecek tüm kaoslar. Çok mutlu olacağız…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder