14 Kasım 2011 Pazartesi

Dün sevgilim düğüne gitti,


Düğün sonrası, klasik gençler toplandı ve sohbet ettiler. Sevgilisini özleyen ben, çağrı attım, aradı. Müsait değilim dedi, o kadar da anlayışsız değilim elbet ama sesini biraz daha duymak hoşuma gidiyordu. Benimle konuştuğunda gülümseseydi keşke, beni ne kadar sevdiğini onlar da görseydi. Kıskansalardı bizi... :)
Ama o sıkılıyordu, bir an önce kapatmak istiyordu, çünkü diyecekleri sözlere cevap vermek istemiyordu.


Bugün onu aradığımda hemen kapatmamamdan rahatsız olduğunu söyledi, direk "Arkadaşların dalga mı geçti?" dedim.
Cevabı evetti; artık Facebook'tan çok şey yazmam, başkası varken aşkım demeyeceğim dedi…
Tabi ki kırıldım ama içinden gelmeyecekse yapmasının da bir anlamı yoktu. (Nasıl bu kadar anlayışlıyım ben de anlamadım, galiba gerçekten aşığım. J)
Çok geçmeden aradı; "Beni bu kadar sevdiğin için teşekkür ederim." dedi… J Ve paylaştığı videonun altına seni çok seviyorum yazdı, yine de bu konuyu çözmedik…


Akşam msn'de ona;
"Sen bugün anlatınca aklıma geldi. Mahallenin bakkalı bir adama "Senin karın orospuluk yapıyor." demişti, adam karısını öldürdü!
Bakkal sonra çok pişman oldu çünkü orospuluk derken sadece 'kötü bir kadın, dedikoducu' anlamında demişti…
Ama adam bakkala neden böyle diyorsun, benim karım öyle şey yapmaz demediği için, kızdı, rahatsız oldu ve gidip direk öldürdü…

İnsanlar tek lafla ne ilişkiler, ne hayatlar bitiriyor değil mi?
Ve erkekler hep onurunu sevgisinden, aşkından önde tutuyor…
Sevgisini daha önemli görenler de kılıbık, layt erkek oluyor.

Erkekler balonlar gibiler, biri bir iğne sokunca içinde sakladığı, koruyup kolladığı nefesi hiçe sayıp patlayıveriyorlar..." dedim...

 

Hiç yorum yok: