NEDEN???
DOĞRU OLMADIĞINI BİLDİĞİN HALDE
HALA "O"?
…"Çünkü yanıldığını umuyorsun. Ve her seferinde iyi olmadığını gösteren bir davranışını gördüğünde görmezden geliyorsun ve ne zaman sana doğru bir adım atarak seni şaşırsa onun sana göre olmadığına dair şüphelerin yok oluyor. " dedi bir gün bana Nancy Meyers, çaresiz aşkları terk etmeyi o öğretti bana…
Her konu üzerine hiç şüphesiz bunalıma girmişimdir, böyle anlarda uyuyamam, ya çok yerim ya da bütün gün aç otururum ve filmden filme dalarım… Filmler bittiğinde yapmam gereken her şeyin yapılmamış olduğunu fark ederim;
"Bir insanın alçalabileceği en alt seviyede olma hissini çok iyi anlayabiliyorum. Bünyende var olduğunu bilmediğin şeylerin bile nasıl acıdığını biliyorum. Saçlarını da kestirsen, spor salonuna da yazılsan, arkadaşlarınla kadeh kadeh içki içsen de, her gece yatağına yattığında nerde yanlış yaptığına veya nasıl yapmış olabileceğine dair her detayı tek tek gözden geçiriyorsun… Ve o kısacık zaman diliminde nasıl mutlu olduğunu düşünebildiğini… Bütün bu olanlardan sonra, bütün bu olanlar ne kadar uzun sürerse sürsün; yeni bir yere gidebilirsin, sonra başka insanlarla tanışırsın. Ruhunun kırılmış parçaları tekrar bir araya gelir ve en sonunda bu yaşadıklarını, boşa harcadığı o yılları unutmaya başlarsın. Ve umarım günün birinde unutursun!"
Biri bana acılarını anlattığında onların acıları o kadar tanıdık gelir ki… Mutlaka hissetmişimdir bir filmden veya hayatımın bir karesinden. En büyük acım bir şey yapmadan geçip gittiğini düşündüğüm anları fark ettiğimde ortaya çıkar.
İnsanlar ne hissettiğini biliyorum diyince inanmak zor gelir ama Nancy ne hissettiğimi gerçekten biliyordu.
Böyle arkadaşları severim, seni hayata bağlarlar, dibe vurduğunda sana bir top olduğunu hatırlatırlar. İşte bu benim en sevdiğim felsefemdir; "İşte dibe vurdun, hem de çok hızlı! Ve sen bir topsun, dibe çakılıp kalmayı düşünmekten vazgeç, zıpla ve daha yükseğe çık!"
Sakın Pollyanna'cılık oyununu sergileme bana, bunu ben yaptım; vazgeçmekten korktum… Daha iyisi olabilir mi diye sormaktan vazgeçmeyip, kötü olanla yetinmeye çalışmak; tam bir çaresizlik hali…
Kimi kandırmaya çalışıyoruz?
Baştan başlarsın iyileşirsin ve devam edersin. Ama çözümsüz olanda takılır kalırsan ya da düzgün çözemezsen o zaman acı verir. Sonsuza tek!
Aşk acısı mı çektiriyorlar size, o da kolay, kolay olmasa bile çözümü var; Ondan uzaklaşmanın zamanı geldi ve bütün bunlardan… Bırak zaten doğru biri olsa onunla mutsuz olmazdın.
"Kim olduğunu bilmiyorum" diyin ona! Kim olduğunu bilmiyorum çünkü… Sen o değilsin. Benim sevdiğim kişi başkaydı; onu seviyordum, oysa seninleyken üzgünüm… Bitti mi bitiyor ve ya dönüşü varsa da şuan değil. Doğru insan değilse zorlamayın.
Bedeli ağır, zafer boş!
Yapacağım dedim ve oldu çok zorda olsa senelerde sürse başardım. Bitti; aşk bitmişti zaten, ben içimde ki tutkuyu bitirdim. Her gün ölmek çok zor... Böylesi çok, çok daha iyi! Nasıl mı oldu? İşte bugün dedim, bugün olacak. Yeniden denemeye hazırdım biraz yaralanmış, biraz mütevazı belki, biraz daha zeki… Kendi öykülerimizi yazdığımıza inanıyorum ve her seferinde sonunu bildiğimizi düşünüyoruz.
Bilmiyoruz; belki şans vardır planlı dünyayla şans dünyası arasında bir yerler de duruyordur ve bunu bilemeyeceğini bilmek insana huzur veriyor
Aslında hayat çok komik tekerleği boş bırakırsınız ve ait olduğu yeri bulur.
Belki de saçmalıyorum bu anlattıklarım tamamen saçmalık. Ama aşk bu herkese hata yaptırıyor… Âşıkken dürüst olamıyoruz, ben dürüst oluyorum diyen varsa, ona soruyorum. Hiç oynamadın mı? Kendin olmadığın halde onun sevgisi asla azalmasın deyip başkası gibi davranmadın mı? Biri anlatmıştı: arkadaşı bir kadınla tanışmış. Adam futbol aşığı ve kadın adamın ona asık olmasını istiyor. İkisi de seviyorlar birbirlerini. Kadın yakışıklı adam seviyor diye onunla maçlara gidiyor, forma alıyor deli gibi maç seyrediyor. Adam çok mutlu çünkü bu, onun için aşık olunacak kadın. Veee aşk… Evleniyorlar ama güzel bayan kocasının maç izlemesinden mutlu değil çünkü sevmiyor maçları… Bundan sonra aşktan arda kalan tek şey sorunlar, sorunlar ve sorunlar… Kendimiz olmalıyız. Aşk bir elde etme yarışı değil aşk bir uyum oyunu… Diğerlerinin söylediği gibi aşk bir gün bitecekse sevgi kalmalı, bunu sağlayan uyum ve saygı… Şu şarkılar, şiirler aşk; acı çekmektir dese de siz inanmayın. Aşk mutlu olmaktır.
ÖLÜMDÜR YAŞANAN TEK BAŞINA AŞK İKİ KİŞİLİKTİR…
Ve ben şimdi, aşığım… daha da mutluyum :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder