11 Aralık 2011 Pazar

Annem ve Gözyaşlarım…





Tüm ağladığım anlar gözümün önünden geçiyor şimdi…
Bak ilkokuldayız, herkes şu an hazırlanıyordur; ben yatağın üstünde ağlıyorum… Arkadaşlarımla buluşacağız ama benim giyecek bir şeyim yok ki… Annemin sakın bana destek olmasını bekleme, diyeceği şey belli; "boş ver gitme ne işin var?".


5. sınıftaydım herhalde, beden öğretmeni spor kıyafetleri olmayanları derse almıyordu, standart bir takım belirlenmişti. Annem almıyordu, neden mi? İnan hiçbir davranışını aklım almadı ki, bunu anlayayım. Annemin çantasından 4 milyon çaldım. Evet çaldım ama sigara, çikolata, oyuncak almak için değil, annemin sorumluluklarını, kendim yerine getirebilmek için…

Lise, Serpil'in abisinin düğünü var kuaföre gidip kaşlarımı aldıracağım. Annem para çekmeden eve gelmiş cebinde bir kuruş yok, tüm hafta sonunun parasız geçeceği yetmezmiş gibi, düğüne de gidemiyorum. :(

Lise ilk başladığı gün, formam yok… Yağmur yağıyor ayağımda yazlık ayakkabı… Çorabım sırılsıklam oldu okula yürürken, gidip yolda hemen bir çorap aldım. İstiklal Marşı okunurken, ben tuvalete gidip değiştirdim. Okula forma ve bot alınmadığı için birkaç gün geç gitmiştim zaten. Yine kendi imkanlarımla birbirine uydurduğum bir etek ve gömlek vardı. O kadar şık olmuş ki, beni özel okuldan geldim sanmışlar… 1 Hafta geçti, annem, babam alır hevesiyle bekliyordu, o da param yok diyor biraz daha sabretmemi istiyordu. Anneannem aldı! Arabamız vardı ama annem yorgunum sizinle uğraşamam diyerek bizi mağazaya götürmemişti. Yağmur başlamıştı ve anneannem yokuşu çıkarken nefes alamıyordu ama benim için hiç vazgeçmeden çıktı. O an da ağlıyordum.

Daha birçok sahne var aklımdan geçen, unutulmayı bekleyen…

Şimdi mi niye ağlıyorum? İstanbul dışında, okuldayım, kredi kartı borcu için annemi aramışlar. O da beni aradı, paraları çekip babana mı verdin dedi. Ben sana onunla konuşma demedim mi dedi…

Bugün kahvaltılık bir şeyler almak için markete gittik, kartın şifresini değiştirmiş. Aradım, yine bir ton şey söyledi; haciz gelirse burada oturmuyor de, dedim. Millet görecek, çilingirle açarlar vs vs…

Telefonu kapatıp, mesaj attım ve bir daha eve gider miyim bilmiyorum;

"İstediğin kadar nankör de, istediğin kadar yalancı de ama artık biraz da kendinde suç aramanın vakti geldi.
Küçüklüğümden beri ne zaman bir şey istesem, ne zaman bir şey lazım olsa babana söyle alsın diyip durdun. Hep beni son ana kadar bekletip sıkıntıya soktun. Dershaneye bile en son ben yazıldım, dersler başladıktan 7 gün sonra. Okula 2 hafta formasız gittim, hep nedeni aynı; "babana söyle alsın" dediğin için…
Şimdi gelip "Sana ondan uzak dur demedim mi ?"deme! 
Çünkü demedin! Ne zaman bir şey istesem, babana git deyip durdun... 
Para, hep benim duygularımdan, isteklerimden daha önemli oldu…"    

Hiç yorum yok: