4 gün önce…
Çok yorgunum ama uyuyamıyorum. Sabah doktora gitmem gerekecek ama uyanamayacağım biliyorum.
Babam bir gün bana ne dedi biliyor musun?
- Ben her şeyle savaşırım ama sen savaşamazsın çünkü benim bir amacım var, dedi. Kesinlikle beni aşağılamak için değil, sadece çok çabuk yıkılabileceğimi anlatmak içindi ve onun neden asla pes etmediğine vurgu yapmak için... Bir hayat amacı olduğunu göstermek için…
Hikayenin başlığı neden Tanrı'yı öldüremem biliyor musun? Bu akşam eve dönerken okuduğum bir kitapta Aykut Oğut, Mike Dooley'in 'Lost - Evrenin Amacı' kitabını özetliyordu;
"Tanrı evren'i yarattıktan sonra, son derece mutlu bir şekilde yaratımını seyrediyordu. Sonsuz bir boşluk, uçsuz bucaksız bir evren... İstediği zaman istediği yerde olabilir, istediği gibi Evren'i küçültüp büyütebilirdi. Zaman denilen kavramı da henüz yaramadığı için, sonsuzdan gelip sonsuza gidiyordu. Derken bir gün, bunu ne kadar sıkıcı olduğunu fark etti ve biraz daha 'değişik şartlar' yaratmak istedi. Kendi gücünü, yaratıcı gücünü tekrar tekrar fark edebilmesi, bu OYUNU daha keyifli bir hale getirecekti.(Sakın şaşırmayın, bilgisayar oyunu oynarken yaptığımız hiç de bundan farklı bir şey değil. Bir bölümü bitirip hemen daha zor olan diğerine atlamak, oyunu en keyifli kılan şeydir.)
Oyunu daha keyifli bir hale getirebilmek için kendine ilk yarattığı engel, gezegenler oldu. Böylece koca boşluk içinde ilk defa 'madde' var olmuştu. büyük bir zevkle yarattığı gezegenlere bakmaya devam ederken, bir şeyi fark etti. Bu gezegenlerin üzerinde olmanın nasıl bir duygu olduğunu bilmiyordu. Yukarı yıldızlara bakmanın, nefes almanın, var olmanın ne olduğunu hala deneyimlememişti... Gezegenlerin üzerinde var olabilecek canlıları yaratmaya başladı, AMA BİR EKSİK VARDI... hala yalnızca dışarıdan bakan bir gözlemciydi. Kendini, yarattığı her canlı varlığın içine yerleştirdi. İŞTE bu YAŞAM denilen deneyimi tam olarak anlayabilmek için küçücük bir değişiklik yaptı: Her doğan canlının içine kendini yerleştirdi, ama onların bunu unutmasını sağladı. Böylece tanrı olarak -tanrı olduğunu bilmeden -hayatı bire bir deneyimleme fırsatı yaratmış oldu. Yarattığı canlıların aslında neden yapılmış olduklarını unutmalarını sağladı ama aynı zamanda bu canlıların, tekrar ne olduklarını hatırlayabilmelerine de izin verdi. İLK olarak, bütün güçlerini içimize yerleştirdi. İKİNCİ olarak da elimize, bize bu yolculukta yardımcı olabilecek en güzel haritayı verdi: DUYGULARIMIZ..."
O an intiharın neden o kadar günah olduğunu anladım. Çünkü beni öldürmek sadece beni öldürmek değildi; bir filmi yarıda kesmek, inanılmaz heyecanlı bir kitabın yarısından sonraki yapraklarını kopartmak demekti…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder