1 Şubat 2012 Çarşamba

21 yaşındaydım ilk seviştiğimde...




21 yaşındaydım ilk seviştiğimde... 2004 yılında dudağıma küçücük bir buse koydu diye ağladığım adamla sevişmiştim.
Bir kafede otururken öpmüştü beni, ağlamaya başladım. “Neden ağlıyorsun?” dedi. “Ben ilk kocamı öpecektim.” dedim. Ben senin kocan olacağım dedi…
Şimdi başka birine aşığım. İlk kez 17 yaşında öpüştüm, ilk kez 21 yaşında yattım. Ona çok aşıktım, kalbim deli gibi ona ait olduğumu haykırıyordu zaten, o yüzden günah olduğunu hiç düşünmedim bile. Çok güzel başlayan, lisemdeki kızların “siz ayrılırsanız, aşka bir daha inanmam.” dedikleri bir aşktı. Birbirimiz için her şeyi yapardık. Benim için her gün saatlerce montsuz soğukta bekler, kilometrelerce yol yürüdü. Seneler sonra için çıkılmaz bir girdaba dönüştü ve hepimiz farklı koylarla savrulduk.
Ayrılmak üzereydik ve son kez seviştik, o gitti.
28 Ekim 2008 Salı günü… Kendimi sakin tutmak için yine yazdım. Şifreli bir dosya oluşturdum ve o gün karnımda oluştuğunu hayal ettiğim kızıma yazdım. Eğer bunu şu an okuyorsa birisi benden sonra okuyan tek kişi sen olacaksın…




Güzel kızım,
Babanla galiba senden sonra bu son görüşmemiz olacak. Onu şimdiden çok özledim. Olmuyor, yapamıyoruz meleğim. Ne ben onu anlıyorum, ne de o beni…
Beni görünce hoş geldin desin istiyorum, öpsün, sarılsın, hiç olmazsa gülümsesin istiyorum. Onun canı yanıyor; benim onu anlamamı bekliyor, sinirli davrandığımda üstüne gitmememi istiyor, yapamıyorum…
Beklentilerimiz o kadar farklı ki, iki ayrı kutup gibi, iki ayrı uçta birbirine uzanmak isterken perişan olup giden iki insan.
Eğer varsan içimde, bugün 1 günlük olmalısın, 1 gün 35 dakikalıksın... Sana nasıl bakarım bilmiyorum şimdilik ama bana uğur getireceğine eminim.
Güzel bebeğim, babanın seni bilmemesi gerek. Çünkü eğer beraber olursak çok mutsuz oluruz. Beni sevmediğini biliyorum. O kadar soğuk davranıyor ki yanındayken, üstelik dışarıdaysak acı içinde kıvranıyor yüreğim. Adımlarım gitmiyor ileri, bütün vücudum kilitleniyor adeta. Ve ben baban kızmasın diye yürümeğe çalışıyorum.
Seni şimdiden çok seviyorum. Bu arada sen olmadan önce ki gece rüyamda seni gördüm. Doktor karnında bir bebek var diyor ama ölmüş. Ne demek bilmiyorum ama hayırlısı. Allah sana da, bana da, babana da yardım etsin kızım.
Küçük annene yardım et olur mu? Hep gül!

Seni ve Babanı Çok Seven Annen


28.10.2008 Salı / 18:02


Merhaba güzel bebegim,
Tekrar ben :) Baban aradı, morali öyle bozuktu ki. Eve gittim, başını bağlamış yatıyor. Önce naz yaptı, sonra ayaklandı biraz, başörtüyü top yapmış bir annesine, bir bana vuruyor. :) Sonra ben babanın eşyalarını çaldım ben tuttu bir dövdü. Sonra bize geldik. Boynuma masaj yaptı. Sonra sana isim aradık tabi seni bilmiyor, haberi yok…


Aynı Gün / Saat;22:22
                            

Bebegim,
Bitmek üzere her şey, ama çok mutluyum. Oysa bugün öyle güzel geçti ki…
Sonunda itiraf etti babacık; hani benim hastalığım var ya onun için babana iyi bakamazmışım, öyle demiş babaanne...
Korkuyorum, çünkü bana bu hastalığı Allah verdi. Ve o babana başka kız mı yok demiş.
Annesi beni istemediği için ya baban gazi olursa? Dua et bir tanem, onun günahını baban çekmesin. Biz yinede babayı çok seviyoruz.
Sana üzücü bir haberim var biliyor musun; konuşmayacağız artık onlarla. Dayanabilir miyiz? Çünkü güçlü olduğumuzu göstermemiz gerek, okulda ne kadar başarılı olduğumuzu, böylece ilerde zengin güzel bir hayatımız olacağına ikna etmemiz gerekecek. Ben kendime güveniyorum.
Anne başaracak Allahın izniyle meleğim. Hayatım Allah bize sabır verir inşallah, azim verir, güç verir…
Bir yerde bir şirket buldum. İnternet sitesi çok güzel, kendide güzel işler yapmış. Diyorum ki eğer proje dersinden AA alırsak orda işe başlarız. Paramız olur evimiz tutarız, tabi yetmez ama olsun. Dedenin de işleri düzelmeye başlamış. Galiba bizi kurtaracak kişi dedoş. Ona dua edelim Allah işlerini rast getirsin, oda bize baksın. Bebeğim, üzülme ama sende benim ki babandan ayrımı büyüyeceksin? Ben çok seveceğim ve bakacağım inşallah sana. Hadi gidiyorum ben.
Seni çok seviyorum.
31 Ekim 2008 / 01.23  


Çilegim,
Bazen, bazen içini bir his kaplar, sert olmak istersin, acımasız belki. Tüm ezikliğini, çaresizliğini, korkularını kapatacak bir sertlik. Bazen bıkarsın hayattan, nefret dolar yüreğin, iyilikler yalan dersin…
Bu dünya yalan… sevgi yalan..

Not: Bugün Buse’yle sana isim aradık... ÇİLEK, nasıl? J
02 Kasım 2008 / 03:00

Hiç yorum yok: