Ben kendimi bilirim...
Kendimi
biliyorum, kendi ellerimle bir hapishane inşa edip içene girebilirim ama orda
sonsuza kadar kalamayacağımı da bilirim… Ya yerime koyacak bir suçlu bulur gardiyan
olur çıkarım, ya da firar ederim.
Bu
zamana kadar bu blogda her şeyi biliyormuşsuncasına atlaya atlaya yazdığımın
farkındayım. Çok kısacası ben; umut verici, zeki biri olmama rağmen, aşırı
tembel, sorumsuz, korkularla dolu, depresyonda birinin hayatını yaşıyorum.
Belki bunların ikisi de değilim, belki de hepsiyim…
Beni
sevmemesinden korktuğum için sevgilisini terk eden biriyim ben, özgüvenimin
sarsılmasından korktuğum için sınava girmeyerek sınıfta kalan biriyim,
insanlarla olmaktan müthiş zevk almama rağmen onlardan hep kaç biriyim… Zekiyim
evet, ama aptalın tekiyim. J
Umudum
var ama hep umutsuzca ağlarım. Annemi çok seviyorum ama bu hayatta en çok nefret
ettiğim, asla affedemeyeceğim kişi annem. Yoruldum, gerçekten yoruldum. J
Bunları yazmaktan, yaşamaktan, geri kalan her şeyden yoruldum.
Hayatım
ters gidiyor çünkü hastalığımın gerilemesi gerekirken ilerlediğini fark
ediyorum. Bu kadar zeki ve yaratıcıyken, hiçbir iş yapmadan evde oturuyorum.
Ve
sonra, çok bunaldığım bir gün Metin Hara’ya mesaj atıyorum.
“Merhaba, Timur ilk beni gördüğünde
sizden bahsetmişti ve ikimiz arasında ortak bir mail ortamı sağlayarak
tanışmamızı sağlamıştı... Ne yazık ki maddi nedenlerden ötürü muayene olma
şansını yakalayamadım. Ancak yakın bir zamanda çok kısa bir süre de olsa yüz
yüze tanışma imkanımız varsa ve siz olumlu yanıt verirseniz parayı bulma
şansını deneyeceğim.
Umarım
en yakın zamanda görüşürüz...
Sevgilerimle,
Duygu J”
Sevgilerimle,
Duygu J”
Hemen ardında Metin Hara bana bir sürpriz yapabileceğini
söyleyerek çok kısa bir zaman sonra aşağıdaki mesajı gönderdi;
Merhaba … Hanim, çarşamba gündüz müsait olur
musunuz?
Size bir sürprizimiz olabilir.
Size bir sürprizimiz olabilir.
____
… Hanim 0216 360 90 49 u arayın ve gündüz
grubuna kaydınızı yaptırın. 885 TL değerindeki illüzyonu aşmak kursuna katılmaya
hak kazandınız. Para kısmını düşünmeyin. Kursa katılıp hayatınıza bolluk ve
bereketi çektikten sonra istediğiniz zaman bize ödersiniz. Bunu para almak için
değil size ne kadar güvendiğimizi göstermek için yapıyoruz.
Derhal arayıp Özlem hanıma kayıt yaptırabilirsiniz.
Bu bursu aslında Timur beyden dolayı kazandınız. Kendisine olan gönül borcumu size ödüyorum. Ona da bunu iletirseniz o da bu durumdan mutlu olacaktır.
Sevgiler...
Derhal arayıp Özlem hanıma kayıt yaptırabilirsiniz.
Bu bursu aslında Timur beyden dolayı kazandınız. Kendisine olan gönül borcumu size ödüyorum. Ona da bunu iletirseniz o da bu durumdan mutlu olacaktır.
Sevgiler...
...dedi. Sonra ne mi oldu, ilginç bir biçimde çok
düzenli derslere devam ettim, üstelik taaa Sakarya’dan zamanında gelmeyi bile
başardım. Dersler güzel geçiyordu, ne anlattıysa aldığım notları okumadan
ezberliyordum. Tek sorun, Metin Hara’nın deli gibi üstünde durduğu ödevleri
yapmaktaydı… Sorun yok, sadece yapmıyordum.
Metin bana hiç destek olmuyordu, derslere
geliyordum ve gidiyordum. Gülüşünü hiç samimi bulmuyordum, davranışları çok
mesafeliydi. Sıcak, enerji veren biri değildi. Son derse gelirken yolda bunu
konuşuyorduk hatta; sevgilime anlattım. Son derse biraz erken geldik, o da
bizden sonra geldi ofise, hemen özel görüşmesine geçiyorken o ara onu rüyamda
gördüğümü söyledim. Kısa sohbet ettik.
Ders başlamadan önce yanımıza geldi, bana ve
diğer öğrencilerin omzuna dokunarak yürüdü sınıfa. İşte bunu sevmiştim, sevgiyi
paylaşmak için iyi bir adımdı.
Metin’in zihin okuma dersi verecek kadar bunu
yapabildiğini bildiğim için genelde dikkatli düşünürdüm. J
Neden bilmiyorum ama son ders ona sarılmak istedim, bana benim zihniyetime göre
hiç yardım etmemişti, hiç destek olmamıştı, sıcak bir gülümseme bile gösterip
sana güveniyorum demedi. İşte o ders anladım ki, Metin buradan çıktığımızda her
şeyi kendimizin başarmış olduğunu bize göstermek istiyordu. Ve bunu bana
anlatmayı başarmıştı, hiçbir şey demeden “sana hiçbir şey yapmıyorum, çünkü sen
tanrının bir parçasısın ve cenneti yaratacak güce sahipsin.” dedi. Tıpkı tüm
öğrencilerine dediği gibi… Sonra sizi asla tek bırakmıyorum, rüyalarına gelip size
destek oluyorum dedi. Hatırladın mı ders başlamadan önce onu rüyamda gördüğümü
söylemiştim...
Bir kitap okumuştu, sanırım 98. Sayfada 10
kişiden bahsediyordu, güçlerinin farkında o 10 kişi cenneti yaratabilecek
güçteydi. Bunu okuduğunda gözyaşları içinde sormuş kendine “10 kişi dahi de mi
yok?” O an ona söz verdim, ona hayalini kurduğu o 10 kişiden biri olmayı
deneyeceğim konusunda. İçimden söylesem de çoğu şeyi beni duyduğunu biliyorum.
Dersin sonunda herkese Doğa Dostu sertifikalarını dağıtırken sadece bana
sarıldı, çünkü her şeyi teşekkür etmek için bu istemiştim, yüreğimden. J
Sevgilim hep soruyor ya, Metin’in neden her
söylediğine bu kadar çok inanıyorsun diye. Çünkü bugüne kadar içimde hissettiğim
şeylerin dile getirilmesi beni heyecanlandırıyor, mutlu ediyor.
Artık çok mutluyum biliyor musun? Hayatım artık
akıp geçiyor ve kontrol delisi ben artık hayatın akmasına izin veriyorum.
Sevgilimin içindeki ışığı umursamadan, yeteneklerine aldırmadan mutlu, rahat
bir hayatı seçmesi mutlu ediyor beni. Onu sevmek mutlu ediyor. Aaa bu arada
Metin de çok sevdi bence onu, çok sıcak davrandı, ilgilendi.
Sorunları çözmek için, onları nokta atışı yaparak
bulmak oldukça başarılı bir iş. Ama bu konu bende biraz zor olacak, bunun için
Timur’un bize öğrettiği cümledeki “Olmasını istemediğini değil, olmasını
istediğini söyle.” gibi ve Metinin de vurguladığı gibi, “Sorunlarını nokta
atışı yaparak bulamadığın zamanlar olabilir, böyle zamanlarda en iyisi kendini
değiştirmektir.”
2 yorum:
biraz karışık bi anlatım olmuş.motive edici değil.
Bir kişiden bu kadar etkileniyorsam ben dönüp kendime bakarım neden bu kadar etki altında kalıyorum. :)
Yorum Gönder